Gothic

Gothic Forumu
 
AnasayfaKapıSSSAramaKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Sevinçten Çığlık Atarsam Gürültü Olur,Annem Ölür..

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
LoRDoFTHeDaRKNeSS
Admin
Admin


Mesaj Sayısı : 96
<b>Ruh Hali :
<br><FONT color=orange><B>Başarı :
100 / 100100 / 100

<FONT color=cyan><B>Güçlülük</FONT& :
100 / 100100 / 100

<FONT color=green><B>Aktiflik</FONT :
100 / 100100 / 100

<FONT color=yellow><B>Kötü İtibar</ :
0 / 1000 / 100

Kayıt tarihi : 19/08/08

MesajKonu: Sevinçten Çığlık Atarsam Gürültü Olur,Annem Ölür..   Salı Ağus. 26, 2008 2:14 pm

Sevinçten çığlık atarsam gürültü olur, annem ölür !!

Okurken Gözleriniz Dolabilir Benden Söylemesi ama okumadan geçmeyin

biraz uzun ama okuduğunuza pişman olmayacaksınız




Selma,6 çocuklu bir ailenin dördüncü çocuğuydu, bana geldiğinde 8 yaşındaydı.
Selma'nın onu psikolojik olarak susmaya iten, seçici konuşmazlık
dediğimiz sürece getiren olaylar beş yaşındayken baslamis. Selma, beş
kardeşi, anne ve babasıyla kendi alinde normal bi yasam sürerken bir
gün annesi hastalanıyor. O dönemlerde beş yaşlarında. Kendisinden büyük
iki abla, bir ağabey ve kendisinden küçük iki kardeş daha var..

Küçük kardeşin yeni doğduğu dönemde anne ciddi sağlık sorunlarıyla
karşılaşıyor. Uzun süre tedavi görüyor. Yoğun uğraşılara rağmen
iyileşmiyor. Hastane ortamından evine gidip son günlerini evinde huzur
içinde yaşasın diye doktorlar tarafından eve gönderiliyor.

Birkaç ay evde babaanne , hala ve benzeri yakın akrabaların yardımıyla
yaşatılıyor. Birgün hayata gözlerini kapatıyor. Anneye en fazla ihtiyaç
duyulan önemde anne, Selma'nın hayatından çıkıp gidiyor.

Aradan 1,5 yıl geçiyor. Kendi hallerinde bir şekilde yaşamaya alışıyorlar.
Büyük kızlar evde yemek yapıp, en küçük çocuklara annelik yaparken,
Selma babasıyla birlikte dükkanda çalışıyor. Dükkanları evin hemen alt
katında olduğu için baba endişe duymadan iş hayatına devam ediyor.
Çocuklarını kimseye muhtac etmeden yük etmeden idare ediyor.

Bir gün ablalar ve ağabey, kardeşlerini alarak yakın akrabalarına
gidiyorlar. Selma babasının yanından ayrılmıyor. Çok ısrar ediyorlar
istemedigi için gitmiyor. Babası da gitmemesine ses çıkarmıyor. Öğleden
sonra baba kız dükkanı temizlemeye başlıyorlar. Selma babasının
istediği gibi her yeri bi güzel temizleyip süpürüyor. Daha sonra
radyoyu açıyor. Müzik dinlemeye başlıyor. Ancak dışardan gelen sesler
nedeniyle müziği duyamadığı için, sesini iyice açıyor. Babası da
başının ağrıdığını söyleyerek müziğin sesini kısmasını istiyor. Selma,
babasının söylediğini duymamış gibi yapıyor. Hani çocuklar sıklıkla
yaparlar ya.. Bir süre sonra babası, başının çok ağrıdığını söylüyor.
Yüzü asılıyor. Selma, gidip gelip babayı kontrol ediyor baş ağrısı
geçti mi diye. Babası baş agrısına dayanamayarak eve ilaç almaya
çıkıyor. Sıcaktan bunaldığını, kendini kötü hissettiğini söylüyor.
Dükkana dikkat etmesini hemen bi ağrı kesici alıp geleceğini de
ekliyor. Eve çıkıyor. Aradan epey zaman geçmesine rağmen baba yok.
Bekliyor baba yok. Merak edip yukarıya babasına bakmaya çıkıyor. Eve
giriyor. Babasına sesleniyor. Cevap yok. Tam oturma odasına giriyor ki
babası o anda Selmanın gözleri önünde kalp krizi geçirmeye başlıyor.
Selma babasının çırpınmalarına, yerde yuvarlanmalarına, halıyı
tırmalamasına...vs. şahit oluyor. Babası son nefesini verip yerde
cansız yatarken , uyandırmaya çalışıyor. Babası uyanmıyor....Camdan
aşağı doğru bağırmaya başlıyor: "İmdat.. Babama bişey oldu... Yardım
edin!.."kısa süre içinde ev mahalle halkıyla doluyor...cenaze işlemleri
bitince 1,5 yıl önce anneleri ölen bu altı kardeşin ne olacağı
tartışması başlıyor.. kimi "yanımıza alalım" , kimi "yuvaya verelim",
kimi de "hepsine birden nsıl bakacağız" diyor. En sonunda akrabalar
aralarında anlaşıyorlar."herbirimiz birisini alalım." Böylece çocuklar
yurtlarda perişan olmaz, arada sırada da olsa birbirlerini görürler.
Diye düşünüyorlar. Selma' yı çok sevdiği halası alıyor. İki yıldır
Selma yanlarında ve hiç konuşmuyor.

Duyduklarım beni çok etkilemişti. Daha önce gidilen uzmanların isimleri beni
endişelendirmişti. Bir yandan da bir şeyler yapabilirim belki diye
düşünmeden edemiyordum. Hikayesinden çok etkilendigim bu kızı merakla
bekliyordum. Halası olan biteni tek tek anlattı. "Gelinimiz ve
ağabeyimin ölümünden sonra bende Selmayı aldım, ama onu bir türlü mutlu
edemedik. İki yıldır yüzü hiç gülmüyor. Kendiliğinden hiç bir şey
yapmıyor. Sadece konuşmasa neyse ama sanki kurulmuş bir robot
gibi.örneğin sofraya oturup yemek yiyeceğiz ." Hadi Selma sofraya
otur!" diyoruz oturuyor. Hadi Selma artık kalkabilirsin demeden
kalkmıyor. Önceleri aldırmadık. Baktık olmadı karşımıza aldık uzun uzun
konuştuk anlattık. Ona evimizin bi kızı oldugunu, evdeki herkes kadar
her şeye hakkı oldugunu... hiçbirisi fayda etmedi. Zamanla öfkelenip
inadını kırmak için bazı taktikler uygulamaya başladık. Sofra hazır
olunca gel otur demedik, aç kaldıgı günler oldu. Yada artık
kalkabilirsin demedik saatlerce sofrada oturdu. Hadi artık uyu demedik
, sabaha kadar koltukta öyle oturdu. Vicdanın yoksa söyleme..."

Onunla yaptığım ilk seans dün gibi aklımda. Hal hareketleri dinlemiyormuş gibi
ama tüm alıcılarını bana cevirdiğini hissettiğim tavırları.

- Biliyormusun ben seni çok sevdim
- .....
- Vallahi çok ciddiyim, çok sevdim.
- ....
- Ne güzel hiç konuşmuyorsun, diğer çocuklar gibi kafamı şişirmiyorsun
Gözlerimin içine bakıp gülümsemesini saklamak ister gibi dudaklarını ısırarak başını salladı.
-
Biliyormusun bazen çocukların hayatlarında bazı şeyler yolunda
gitmiyor, benim işimse bunları yoluna koymak. Beni dinlediğini
biliyorum hatta benimle konustugunu bile hissediyorum. Çocuklar benden
yardım isterler, ben de onara yardım ederim. Bu hep böyle oldu.

- ......
-
Ama şu an işler değişti. Sana yardım etmeyi ben istiyorum. Eğer bana
yardım edersen , izin verirsen seni susturan şeyin ne oldugunu bulurum.
Gerçekten... inan bana...izin verirmisin?
Başını salladı! Evet başını salladı!
-
Elimde bazı resimler var, o resimleri cocuklara gösteriyorum onlarda
bana resimlerle ilgili hikayeler anlatıyorlar. Onlar bana hikaye
anlatınca ben de onların mutlu olmasını sağlıyorum. Yani bütün sır
hikayede. ....Biliyorum sen konuşmuyorsun. Ama hikaye anlatmak
istersen, konustugunu kimseye söylemem. Bu ikimizin sırrı olur.
Anlaştık mı?
Bir süre düşündü. Başını saga sola salladı. Evetle
hayır arasında gidip geliyordu. Birden evet anl***** gelecek şekilde
başını salladı. Karşımdaydı... ben ona resimler gösteriyordum oda bana
hikayeler anlatıyordu. İşimiz bittiğinde ona çok teşekür ettim.
Anlattıklarını analiz etmeye bile gerek yoktu. O kadar saf, o kadar
temiz, o kadar kendi hikayesini anlatmıştı ki...
Selmar17;nın
bilinçaltı karmakarışıktı. İşte Selma'nın analizden geçmesine bile
gerek bırakmayan, halasını dinlerken gözyaslarına boğan, beni analiz
yaparken hıçkırıklara boğan hikayesi...

" Bir varmış bir yokmuş,bir zamanlar bir ülke varmış. Bu ülkede anne babasıyla yaşayan çok mutlu çocuklar varmış. Çocuklar kardeş kardeş hep oynarlarmış, anne
babaları onlara hiç kızmazlarmış. Bir gün bu çocukların annesi
hastalanmış. Çocuklar çok üzülmüş. Ama kimse çocukların üzüldüğünü
anlamamış. Anneyi hep hastaneye götürmüşler. İlaçlar vermişler.hemde
acı acı ilaçlar. Anne, sırf çocuklarını yalnız bırakmamak için içmiş
bütün o acı ilaçları. Çocuklara hep annelerinin iyileşeceği söylenmiş.
Bir gün anneyi eve getirmişler. Çocuklar anne geldi diye çok mutlu
olmuşlar. Anne hep yatakta yatmaya başlamış.artık cocuklarına yemekler
yapmıyormuş. Çocuklar çok üzülmüşler. Annlerinin yanında oyunlar
oynamaya başlamışlar. Annalerinin yanında niye oynuyorlarmış
biliyormusun ? Anneleri eğlensin diye. Ama babaanneleri hep kızıyormuş
onlara. Gürültü yapıp durmayın. Anneniz zaten sizin yüzünüzden
hastalandı diye.çocuklar çok yaramazlık yaptı diye anne hastalanmış
meger. Çocuklar da anne iyileşsin diye onu eğlendirmek istiyorlarmış
ama kimse nlamıyormuş.herkes çocuklarını azarlayınca anneleri de cok
üzülüyormuş..Birgün anne ölmüş. Herkes ağlamış. Çocuklar annenin neden
öldüğünü anlamış.Yaramazlık yaptılar diye. Çocuklar evde babalarıyla
yaşamaya başlamışlar. Bir gün anane gelip yemek yaparken, çocuklar
gürültü yapmışlar. Anneanne onlara kızmış"kızım sizin yüzünüzden hasta
oldu. Hiç annenizin sözünü dinlemediniz hasta ettiniz kızımı. Sizin
yüzünüzden de öldü. Sözümü dinlemeyip gürültü yapar, çok konuşursanız
beni de öldürüp ortada kalacaksınız. Kim bakacak size?" demiş. Bir gün
Selma , babasıyla dükkanda oturuyormuş. Ablaları kardeşleri amcalarına gitmişler.selma babasının yanından ayrılmak istememiş. Hiç gürültü yapmadan hep babasına yardım ediyormuş. Anneleri çocuklar evde yokken hastalanmış ya. Babası yalnız kalır hastalanır diye yalnız bırakmak istemiyormus. Babaları çocuklarını hiç kızmıyormuş zaten. Gürültü
yaptıklarında bile..

Selma dükkanda babasın ayardım etmiş, heryeri mis gibi yapmış. Elleri de acımış biraz. Radyoyu açmış. Babasının başı ağrımış. Kızım kapat şunun sesini demiş. Selma duymuş ama duymamazlıktan gelmiş. En sevdiği müzikler varmış. Babası biraz sonra
eve gitmiş. İlaç alıp gelecekmiş. Gitmiş gelmemiş. Selmar17;nın hemen
aklına anneannesiyle babaannesinin söyledikleri gelmiş. Annesi zaten
cocukların yaramazlıgı yüzünden ölmüştü ya. Selma çok korkmuş eve
çıkmış. Babasını aramış. Odaya girince bi bakmış, babası bişeyler
yapıyor. Selma çok korkmuş. Babası Selmaya git der gibi işaretler
yapmış. Selma gitmemiş. Babası yerde uyumaya başlayınca uyandırmaya
çalışmış. Uyandıramayınca ağlamaya başlayıp komşuları çağırmış. Sonra
ev kalabalık olmuş. Selma kimseye söyleyememiş ama çok üzülmüş.. babası
git dediği halde gitmemiş. Yine babasının sözünü dinlememiş. Eger
gitseydi, müziğin sesini açıp babasının başını ağrıtmasaydı babası
ölmeyecekti. Selma'nın yüzünden öldü. Sonra akrabalar çocukları
paylaşmışlar. Selma ablalarından ayrılmak istememiş. Küçük kardeşini de
çok seviyormuş. Halası yanına gelip "kızım sen artık benim kızımsın
bizimle yaşayacaksın" demiş. Selma çok mutlu olmuş. Öyle mutlu olmuş
ki, halasını çok seviyormuş, istediği zaman kardeşlerime götürüler diye
düşünmüş.. Halasının evine gidince artık bunlar benim yeni anne babam
demiş kendi kendine. Ama birden korkmaya başlamış. "Annemle babamı ben
öldürdüm.Yaramazlık yaptım sözlerini dinlemedim. Yeni annemi babamı çok
seviyorum.Ya onlara da bişey olursa ben ne yaparım.?" Sonra aklına
bişey gelmiş. Gece yatmadan önce yatağının başucuna oturup dua etmeye
başlamş. "ALLAHım .. ben çok yaramaz bir kızım. Annem babam benim
yüzümden öldü. Halamlar çok iyi insanlar. Ne olur benim yüzümden onları
da yanına alma.Eğer onları da alırsan ben kimin yanında kalırım? Ne
olur ALLAHım bana yardım et. Hiç konuşmamam için bana yardım et. Ne
zaman gürültü yapıp söz dinlemesem annem babam ölüyor. Hep susmam için
bana yardım et ALLAHım. Ne söylerlerse yapacağım, onlar söylemeden hiç
bişey yapmayacağım...ne olur onları benden alma!.." O günden sonra
Selma hiç konuşmamış. Gülmemiş. Eğer gülersem evde gürültü olur,
başları ağrıyıp ölürler diye korkmuş. Hep susmuş.. Hikayesi bitince
Selma gözlerimin içine baktı ve ekledi; "Biliyormusun? Hala her gece
dua ediyorum. ALLAHım nolur konusmayayım., konusmamam için bana yardım
et! Diye. Bazen çok mutlu oluyorum.O zaman çok korkuyorum sevinçten
çığlık atarım da gürültü olur, annem ölür diye"

O küçük bedeniyle ne kadar büyük bir görev üstlenmişti. Kaçımız en konuşkan, en
geveze çağımızda kendimizi susturmayı başarabiliriz ki? Kaçımız bir
dondurma alındıgında bile sevinç çığlıkları atabilecekken, bu yogun
duyguyu bastırıp susmaya devam edebiliriz ki ? Kaçımız? Bu kadar
sevilmek... bu kadar değer verilmek...

Alıntı..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://gothicfanclub.foruml.biz
emo girl
Yeni Üye
Yeni Üye


Mesaj Sayısı : 17
Yaş : 23
<b>Ruh Hali :
<b>Tuttuğu Takım :
<br><FONT color=orange><B>Başarı :
0 / 1000 / 100

<FONT color=cyan><B>Güçlülük</FONT& :
0 / 1000 / 100

<FONT color=green><B>Aktiflik</FONT :
0 / 1000 / 100

<FONT color=yellow><B>Kötü İtibar</ :
0 / 1000 / 100

Kayıt tarihi : 23/08/08

MesajKonu: Geri: Sevinçten Çığlık Atarsam Gürültü Olur,Annem Ölür..   Salı Ağus. 26, 2008 11:39 pm

ayy çokkk güzel okurken gözlerimden yaş geldi Sad paylaşım için teşekkürler
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
alben_alben
Moderatör
Moderatör


Mesaj Sayısı : 61
Yaş : 24
Nerden : Nerde Olduqumu Bi Bilsem!!!
<b>Ruh Hali :
<b>Tuttuğu Takım :
<br><FONT color=orange><B>Başarı :
50 / 10050 / 100

<FONT color=cyan><B>Güçlülük</FONT& :
50 / 10050 / 100

<FONT color=green><B>Aktiflik</FONT :
50 / 10050 / 100

<FONT color=yellow><B>Kötü İtibar</ :
0 / 1000 / 100

<br><FONT color=cyan><B>İleti< : Sustum ama sira bana gelmedi...!!!
Kayıt tarihi : 19/08/08

MesajKonu: Geri: Sevinçten Çığlık Atarsam Gürültü Olur,Annem Ölür..   Çarş. Eyl. 03, 2008 6:49 pm

cok guzel saol paylasim icin tugay cok duygusalmis pale
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
quieT_giRL
Co Admin
Co Admin


Mesaj Sayısı : 193
<b>Ruh Hali :
<b>Tuttuğu Takım :
<br><FONT color=orange><B>Başarı :
45 / 10045 / 100

<FONT color=cyan><B>Güçlülük</FONT& :
30 / 10030 / 100

<FONT color=green><B>Aktiflik</FONT :
35 / 10035 / 100

<FONT color=yellow><B>Kötü İtibar</ :
0 / 1000 / 100

<br><FONT color=cyan><B>İleti< : Son ßir qece daha Çirkin oLaLım..aynaLaRa değiL birbirimize ßakaLım..xD
Kayıt tarihi : 20/08/08

MesajKonu: Geri: Sevinçten Çığlık Atarsam Gürültü Olur,Annem Ölür..   Perş. Eyl. 04, 2008 1:30 pm

çok qüzel bi hikaye saoL xS

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Sevinçten Çığlık Atarsam Gürültü Olur,Annem Ölür..   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Sevinçten Çığlık Atarsam Gürültü Olur,Annem Ölür..
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Adı gibi yüreklere sevinç eken insan(Halis Aydın )
» tanrıçalar(mitoloji)
» Salih Müslüman Nasıl Olur
» Ebru Gündeş'in An An Beyin Kanaması
» ÜREME VE ÇEŞİTLERİ

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Gothic :: Eğlence :: Aşk :: Aşk Yazıları-
Buraya geçin: